Yıllardır şubelerde, genel müdürlüklerde ve ekran başlarında maruz kaldığımız düşük ücretlerin, performans baskısının, mobbingin ve “Beğenmiyorsan kapı orada” küstahlığının tesadüf olmadığını biliyorduk. Şimdi bunun belgesi de ortaya çıktı.
Rekabet Kurulu’nun yürüttüğü soruşturma kapsamında özel bir bankanın suçunu kabul ederek 1 milyar lirayı aşan rekor cezayı uzlaşmayla kabul etmesi, bankacılık sektöründe yıllardır sürdürülen organize emek sömürüsünün yalnızca görünen kısmıdır.
Aralarında birçok dev bankanın da bulunduğu bu finans çeteleri; serbest piyasa, rekabet ve finansal başarı nutukları atarken, arka odalarda işçilerin emeğini ucuza kapatmak için gizli ittifaklar kurmuşlardır.
Bu Anlaşmaların Gerçek Anlamı Nedir?
Bankaların kendi aralarında yaptığı “centilmenlik” adı altındaki bu hukuksuz anlaşmalar, açıkça bir emek sömürüsü kartelidir.
Bu anlaşmalarla banka emekçilerinin daha iyi ücret ve çalışma koşulları sunan başka bankalara geçişi engellenmiş, iş gücü talebi yapay olarak daraltılarak sektörde ücretler baskılanmıştır.
Milyarlarca lira kâr açıklayan bankalar, söz konusu emekçilerin ücretleri olduğunda rekabet etmek yerine birlikte hareket etmiş, banka işçilerinin pazarlık gücünü kırmıştır. Rekabet Kurulu’nun verdiği cezaların asıl mağduru ise yıllardır hakkı gasp edilen binlerce banka emekçisidir.
Temmuz Ücret Artışları Öncesi Bankalara İhtarımızdır!
Önümüzde kritik bir ücret artışı dönemi var. Yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında banka emekçilerine “Kaynaklarımız kısıtlı” ya da “Piyasa şartları böyle” demeye kalkmayın.
Çünkü artık biliyoruz ki ücretleri baskılayan, işçilerin pazarlık gücünü zayıflatan ve sözünü ettiğiniz piyasa şartlarını yaratan bizzat sizsiniz.
Banka emekçileri yoksullaşırken servetlerine servet katanlara sesleniyoruz: Bu düzeni siz kurdunuz. Faturasını emekçiler ödemeyecek.
Temmuz ayında banka emekçilerinin kayıplarını telafi edecek ve insanca yaşamalarını sağlayacak ücret artışları yapılmalıdır.