Neden Sendika

SENDİKA NEDİR?

İşçilerin, çalışma yaşamına ilişkin sorunlarını çözmek, ortak çıkarlarını ve haklarını korumak, geliştirmek için kurdukları örgütlere sendika denir.

Sendika, diline, dinine, rengine, siyasi görüşüne bakmaksızın bütün işçileri kapsayan bir kitle örgütüdür.

Sendika, çalışanların ortak hak ve çıkarlar uğruna birliğinin ifadesidir.

Sendika, işçilerin ekonomik ve demokratik örgütlerdir.

Sendika, sadece işçilerin örgütü olduğu için bir sınıf örgütüdür.

Sendika, devlete, siyasi iktidara, partilere karşı bağımsız bir örgüttür.

Daha genel biçimde ifade edersek ;

Sendika, işçinin birliğini etkin bir güce dönüştüren mekanizmalardır.

NEDEN SENDİKALI OLMALIYIZ?

Çalışma sürelerinin kölelikten farklı olması için sendikalı olmalısın.

Sosyal haklara sahip olmak istiyorsan sendikalı olmaktan başka yol yok…. İşverenler sosyal hakları ancak kendileri ile özel işbirliği yapan yada kendilerine yaltakçılık yapan, yalvaran işçilere verirler. Onurlu bir işçinin ise buna ihtiyacı yoktur. Onurlu bir işçi çalışma arkadaşları ile birlik olur, hakkı olanı ister ve kazanmasını bilir.

Sendikalı değilsen sosyal güvenlik hakların yok demektir:

Eşit işe eşit ücret ve insanca yaşanacak bir ücret almak sendikalı olmakla gerçekleşir… İşçilerin sendikalı olmadığı işyerlerinde ücret artışlarının ne zaman yapılacağı, ne oranda yapılacağı da belli değildir. Oysa işçiler sendikalı ise, herkesin ücreti sözleşme ile belirlenir. Eşit iş yapan herkes eşit ücret alır. Kimseye farklı muamele yapılmaz, yapılamaz.

İşçi sendikasız ise, herhangi bir şekilde iş bırakarak hak aramak isterse, işveren onu işten atabilir. Hem de beş kuruş tazminat vermeden. Bu nedenle hak aramanın en iyi ve güvenilir yollarından biri sendikalı olmaktır.

Sendikalı olmak işçiler için bir koruma kalkanına sahip olmak demektir. İşçiler ne kadar sıkı bir birlik kurmuşlarsa, bu kalkanın zırhı o kadar sağlam demektir.

Sendikalı olmak işyerinde çeşitli konularda söz sahibi olmak demektir… Sendikalı olmaları sayesinde işçiler işyerinde ezik, başları önde olmak yerine, işleri hakkında söyleyecek sözleri olan, işyerinde olup bitene müdahale edebilen saygın birer işçi olurlar.

SENDİKALARIN YAPISI VE İŞLEYİŞİ NASILDIR?

Sendikaların işleyişi ve organları, genel kurullarca saptanan tüzüklerine göre düzenlenir. 12 Eylül yasaları sendikaların tüzüklerini özgürce belirleme hakkını tanımamaktadır. Yasa sendikanın tüzüğünün hemen tamamını belirlemiştir. Bu anlamda bir sendika özgürlüğünden söz etmek de mümkün değildir.

Sendikalarda çalışmalar; 1- Genel Merkez, 2- Bölge ve/veya Şube Merkezi ve 3- İşyeri Temsilciliği eliyle yürütülmektedir.

Sendikalardaki temel organlar ise; 1- Genel Kurul, 2- Yönetim Kurulu, 3- Denetim Kurulu ve 4- Disiplin Kurulu’ndan oluşmaktadır..

Aşağıdan yukarıya sendikalar:

1- İşyeri (sendika) Temsilcisi;

Mevcut yasaya göre işyeri temsilcisi, yasadaki adıyla işyeri sendika temsilcisi, sendika genel merkezi tarafından atanır.

Kimi sendikalar işyeri temsilcilerinin belirlenmesi için seçim yapmaktadır. Bir bakıma sendikanın üyelerinin iradesine saygısının sınandığı ilk yerdir. Eğer gerçekten bu iradenin özgürce konulabildiği ortam mevcut ise.

2- Bölge ve Şube Merkezleri:

İkinci basamaktaki sendika organı Sendika Şubesi’dir. Bir şubenin hangi koşullarda oluşacağı sendika tüzüğünde belirtilmektedir. Çoğunlukla 500 ve üzerinde üyeyi kapsayacak şekilde bir veya birden çok işyerinden oluşturulur. Şube Genel Kurulu, işyerlerindeki üyeler arasından seçilerek gelen delegeler ile şube yöneticilerinin katılımıyla toplanır.

Şube Genel Kurulu, yeni dönemin yöneticileri (yönetim, denetim ve disiplin kurulu üyeleri) ile Genel Merkez Genel Kurulu’nun delegelerini seçer.

Kimi yaygın örgütlenmeye sahip sendikalarda şubelerin üzerinde Bölge Şube Merkezleri de bulunmaktadır.

3- Genel Merkez

Sendikanın asıl karar ve yürütme yapısı genel merkezdir. Burada da en önemli organ Genel Kurul’dur. Genel Kurullar, doğal ve seçilmiş delegelerin katılımıyla toplanır. Doğal delegeler, bir önceki genel kurulda seçilmiş yöneticilerden, seçilmiş delegeler ise şube ve varsa bölge genel kurulundan seçilerek gelen delegelerden oluşmaktadır.

Bölge veya şubesi olmayan sendikaların genel kurul delegeleri ise
doğrudan işyerinden seçilmektedir.

Genel Merkez Genel Kurulu, sendikanın tüzüğünü, bütçesini, yürütülecek politikalara ilişkin kararlarını belirler ve yeni yöneticilerini seçer.

Yönetim Kurulu, tüzük hükümleri doğrultusunda sendikanın genel kurulunda alınan kararları hayata geçirmekle yükümlüdür. Genel Kuruldan sonra sendikanın en yetkili karar ve yürütme organıdır.

Yönetim Kurulu bir başkan, bir genel sekreter ve tüzükte belirtilen sayıda üyeden oluşur.

Denetim Kurulu sendika yönetim kurulu çalışmalarının yasa, tüzük ve genel kurul kararlarına uygun bir biçimde yürütülmesini Genel Kurul adına denetler. Denetim idari ve mali olmak üzere iki ayı biçimde yapılır. Denetim Kurulu saptadığı eksikliklerin düzeltilmesini yönetim kurulundan isteyebilir, bir suç unsuruna rastlaması halinde ilgili makamlara başvurabilir.

Disiplin Kurulu, gelen başvurular üzerine sendika üye ve yöneticilerinin tüzük hükümlerine uygun davranıp davranmadığı denetler. Üyelikten çıkarma, geçici ihraç gibi kararlar alabilir. Disiplin Kurulunun aldığı kararlar Genel Kurul tarafından onaylanmak zorundadır.

Sendikalar, başta Başkanlar ve Temsilciler kurulları olmak üzere çeşitli danışma organları kurabilirler.

Başkanlar Kurulları sendikaların bölge ve şube başkanlarının katılımıyla toplanır. Temsilciler Kurulu ise işyeri temsilcileri, şube yöneticilerinin katılımıyla bir araya gelir. Sendika Yönetim Kurulu, her iki danışma kurulunun da üyeleridir.

HER İSTEDİĞİMİZ SENDİKAYA ÜYE OLABİLİR MİYİZ?

1982 Anayasası’nın 51. maddesine ve 2821 sayılı Sendikalar Yasasının 22. Maddesine göre; işçilerin “izin almaksızın” sendikalara üye olma hakları vardır. Bu hakkını kullanmasına karşı çıkmak suç teşkil eder.
Her istediğimizde sendikalara üye olabiliriz. Sendika üyeliği için iki koşul vardır:

Birinci koşul,
İşkolu koşuludur. Örneğin metal işkolunda çalışıyorsanız, metal işkolunda faaliyet gösteren bir sendikaya üye olabilirsiniz. Yasa, 28 işkolu belirlemiştir.

İkinci koşul, 
Birden çok sendikaya üye olmak yasaktır. Birinden istifa ederek bir diğerine üye olabilirsiniz.

Bu koşullara uygun olarak, işkolunuzda örgütlü sendikalara e-Devlet üzerinden üye olabilirsiniz.

Sendikaların TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ VE GREV yapabilmesi için de ek koşullar konulmuştur.

ILO’nun temel sözleşmelerine aykırı olduğu için gerçekte hukuken geçersiz olan, ancak halen uygulanan 2822 Sendikalar Yasası, bir sendikaya bir işyerinde toplu iş sözleşmesi yetkisinin verilmesi için ağır koşullar getirmektedir. Buna göre bir işyerinde üyeleri adına toplu iş sözleşmesi yapacak sendikanın;

– İlgili işyerinin işkoluna yönelik olarak kurulmuş olması

– Bu işkolunda çalışan kayıtlı işçilerin %1’ini üye yapmış olması

– İşyerindeki işçilerin yarısından bir kişi fazlasının bu sendikaya üye olması

– Çalışma Bakanlığı’na çoğunluk tespitinin yapılması ve üyeleri adına toplu sözleşme yapma yetkisinin verilmesi için başvuruda bulunması gerekmektedir.

– Çalışma Bakanlığı’nın verdiği toplu sözleşme yapma yetkisine işveren veya bu işkolunda bulunan ve %1’lik işkolu barajını geçmiş olan sendika itiraz edebilir. İtiraz halinde mahkeme sonuçlanana dek toplu iş sözleşmesi süreci askıya alınır.

Yasanın getirdiği bu hükümler, işçilerin örgütlenme ve toplu sözleşme hakkını, işverenin onayı olmaksızın neredeyse kullanılamaz hale getirmektedir.

Bununla birlikte; İşçiler, yasanın dayattığı bu şartlara sahip olmayan sendikalara üye olarak da hakları için mücadele edebilir, çalışma koşullarını iyileştirmeye çalışabilir. Böylesi bir durumda sonucu belirleyecek olan, işyerindeki işçiler ve sendikaları ile işveren arasındaki güç dengesi olacaktır.

Görüldüğü gibi Türkiye’de yürürlükteki yasalar işçilere tam bir örgütlenme özgürlüğü ile toplu sözleşme hakkı tanımamaktadır. Yasanın işçilere gösterdiği toplu sözleşme yolu tuzaklarla dolu, büyük bir sabır disiplin ve kararlılıkla yürünmesi gereken uzun, ince bir yoldur.

NASIL BİR SENDİKA SEÇMELİYİZ?

Herhangi bir sendikaya üye olmak, sorunlarımızı çözmez.

İşkolumuzdaki sendikalardan hangisini seçeceğiz?

Üyesi olacağımız sendika, nasıl bir sendikadır?

Bu soruları da düşünmemiz gerek.

Kimi patronlar, bizim gücümüzü bölmek ve kırmak için işçi sendikaları kurar ya da bazı sendikaları destekleyebilirler.

İşçi haklarını savunur görünen, ancak patronların ekmeğine yağ süren, sermayedarların kontrolünde olan, demokratik işleyişe sahip bulunmayan sendikalara sarı sendika denir.

Sarı sendikalarda yöneticiler, tehditler ve kongre oyunlarıyla, patronların isteklerine göre belirlenirler. Mevcut yasalar da bu oyunlara uygun zemini sağlamaktadır.

Sarı sendikalar, toplu sözleşmeleri işçilerin bilgisi dışında hazırlar ve imzalarlar. Sarı sendikalar, bizim sosyal haklarımızı savunmaz, bilinçlenmemizi sağlayacak eğitimler düzenlemezler.

Bütün bu ve diğer nedenlerden dolayı sarı sendikalar, bizim önümüzde aşılması gereken ciddi bir tuzaktır. Bu tuzağa düşmemek, sendikamızı doğru seçmek zorundayız.

Word dosyası olarak indirmek için tıklayın.

CopyLEFT © 2016 BANKSEN - Türkiye Devrimci Banka ve Sigorta İşçileri Sendikası - www.banksen.org.tr - [email protected]